İşsizlik Ödeneği Hesaplamasında İki İşyeri Kararı: KDK'dan İŞKUR'a Tavsiye

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), iki farklı işyerinde aynı anda çalışan sigortalıların işsizlik ödeneği hesaplama yöntemine ilişkin önemli bir tavsiye kararı verdi. Karar sonrasında Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), başvuru sahibinin ödeneğini yeniden hesaplayarak farkı ödedi ve İşsizlik Ödeneği Genelgesi'nde değişiklik yapmak için çalışma başlattı. Gelişme ilk olarak 20 Ekim'de Sabah gazetesinden Önder Yılmaz'ın haberiyle duyuldu.
Şikâyet neydi?
Başvuruyu yapan işçi, aynı dönemde iki ayrı işyerinde çalışıyordu ve her iki işyeri de SGK'ya onun adına prime esas kazanç bildirimi yapıyordu. Buna rağmen işsizlik ödeneği hesaplanırken iki kazancın toplamı yerine aritmetik ortalaması alındı. Bu yöntem, işçinin ödeneğini fiilen düşürdü. İşçi de ödeneğin, yasal tavanı aşmamak şartıyla toplam kazancı üzerinden yeniden hesaplanması için KDK'ya başvurdu.
İşsizlik ödeneği hesaplama yönteminde KDK ne dedi?
Başvuruyu inceleyen KDK, her iki kazanç üzerinden de işsizlik sigortası primi ödendiği hâlde Kanun'da açıkça öngörülmeyen bir yöntemle ortalama alınmasının mevzuata aykırı olduğunu belirledi. Kurum, bu uygulamanın işsizlik nedeniyle oluşan gelir kaybının telafi düzeyini daha da düşürdüğünü, işsizlik sigortasının amacı, sosyal güvenlik hakkı ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını kaydetti.
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla verilen kararda üç temel nokta öne çıkıyor:
- Ödenek, son dört aylık dönemde aynı aylarda iki işyerinden bildirilen prime esas kazançların aylık toplamı esas alınarak hesaplanmalı.
- Aynı aylara ait prim ödeme gün sayıları mükerrer şekilde toplanmamalı.
- Hesaplama, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 50. maddesindeki sınırlar içinde yapılmalı ve varsa fark başvurana ödenmeli.
Bu karar herkes için geçerli mi?
Şu aşamada değişiklik, yalnızca başvuru sahibinin dosyasında uygulandı. İŞKUR'un genelgede kalıcı bir düzenleme için çalışma başlattığı bildirildi; ancak yeni düzenlemenin metni ve yürürlük tarihi henüz yayımlanmadı. Bu nedenle tüm işsizlik ödeneği başvurularında yöntemin şimdiden değiştiğini söylemek doğru olmaz.
Kanundaki tavan kuralı da değişmiyor. 4447 sayılı Kanun'a göre günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazancının günlük ortalamasının yüzde 40'ı olarak hesaplanıyor ve asgari ücretin brüt tutarının yüzde 80'ini geçemiyor. Yani iki işyerinden gelen kazançlar toplansa bile ödenek bu tavanın üzerine çıkamayacak. Düzenleme, özellikle yarı zamanlı ve birden fazla işte çalışanlar için önem taşıyor.
İşsizlik ödeneğine kimler başvurabilir?
4447 sayılı Kanun'a göre işsizlik ödeneğinden yararlanabilmek için iş sözleşmesinin sigortalının kendi istek ve kusuru dışında sona ermesi, hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün boyunca kesintisiz prim ödenmiş olması ve son üç yılda en az 600 gün işsizlik sigortası primi bildirilmesi gerekiyor. Ödeme süresi prim gününe göre değişiyor: 600 gün için 180 gün, 900 gün için 240 gün, 1.080 gün için 300 gün ödenek veriliyor. Başvurunun, işten ayrılış tarihinden itibaren 30 gün içinde İŞKUR'a yapılması gerekiyor.
İstihdam verilerindeki son tabloyu ücretli çalışan sayısı haberimizde bulabilirsiniz. Kararın ayrıntıları Sabah'ın haberinde yer alıyor.
Görsel: Satirdan kahraman / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0


